Fadime’nin Kedisi

// Şubat 8th, 2010 // Diğer

Çok fazla gelen e-postaları paylaşmıyorum. Ama bu sefer gerçekten çok güldüm
Temel, Fadime’nin kedisinden nefret etmektedir.
Birgün kararını verir ve Fadime evde yokken kediyi yakalayıp,
arabasına koyar. 1-2 kilometre kadar ileride, bir köprünün
yanına bırakıp evine döner. Kapıyı açıp eve döndüğünde bir de
bakar ki, kedi sepetinde oturuyor. Ertesi gün, Fadime’nin evden
çıkmasını bekleyip, kediyi yine arabaya atar. Bu kez 5-6 kilometre
ötedeki bir kasabada, bir çöp konteynerinin içine bırakır. Eve döner,
kapıyı açar, kedi yine baş köşeye kurulmuş, Temel’e kötü kötü bakıyor…
Ertesi gün işi iyice inada bindirir, kediyi yakaldığı gibi 10-15 kilometre
direksiyon sallar, bulduğu her tali yola girer, kedi yönünü kaybetsin
diye çeşitli şaşırtmaca yollara girer, daireler çizer. Sonunda yaptığı
işten iyice emin olunca, arabayı durdurur ve kediyi bırakır.
Arabasına atlayıp, evinin yolunu tutar.
Saatler sonra Temel, Fadime’ye telefon açar;
- Uy Fadime, kedi yaninda mi?
- Evde, niye soriysun da?
- O serefsizi ver telefona, kayboldum.

Leave a Reply