FILA – Emre Çağlar Cumhuriyet Röportajı

yazan: Ağustos 16th, 2010. kategori: kişisel moda

FILA, en son teknolojiyi ve özel tasarımlarını bir araya getirerek 70’leri bugünlere taşıyor. Sevilen marka 70’lerden esinlenerek oluşturduğu koleksiyonuyla sizlere rahatlık ve stili bir arada sunuyor. Koleksiyon; ‘Performans’, ‘Vintage’, ‘Heritage’olarak 3 gruba ayrılıyor.

Performans&Tenis: İleri teknoloji kullanılarak oluşturulan ‘tenis’ serisinde dikişsiz ve nefes alabilen kumaşlar kullanılırken stil ve trendler de göz önünde bulunduruldu.

Heritage: İtalyan stilini ‘Vintage’ ve ‘Cotton’dan esinlenerek ve teknolojik standartları kullanarak şekillendiriyor. Farklı çizgideki sweatshirt ve pantolonları ise tenis raketlerini bir kenara koyduğunuz zaman da harika gözüküyor.

Vintage: Bu sezon ‘Old-Style’ tarzı ve yılın moda trendlerini harmanlıyor.

FILA’nın yeni koleksiyonu ve Türkiye’deki gelişimini FILA Yönetim Kurulu Üyesi / Dış Ticaret Uzmanı Emre Çağlar ile konuştuk.

1- FILA aslında İtalyan markası. Türkiye’deki gelişimi nasıl oldu?

FILA sizinde bahsettiğiniz gibi bir İtalyan markası. Tarzının bir kısmını italyan tasarımcılardan alıyor fakat merkezi artık İngiltere’de bulunuyor. Planet Sports olarak Yönetim Kurulu Başkanı Suphi Çağlar ve Planet Sports Genel Müdürü Ertuğrul Yılmaz, Türkiye’de yankılanacak bir marka getirmeyi planlıyorlardı. Bu sıralarda FILA’nın Türkiye’de mümessili olmadığını
öğrendik ve bu görevi üstlendik.

2- FILA giyim tekstilde hangi noktada?

1911 yılından beri, 100 yıldır dünya üzerinde var olan bir markadan bahsediyoruz. Döneminin en iyi ve en kaliteli markalarından… Aynı kalitesini günümüze de yansıtıyor. Takdir edersiniz ki Türkiye pazarında 7 yıldır yoktu. Fakat halen insanların üzerlerinde ve akıllarında FILA
markasını rahatlıkla görebilirsiniz. Ayrıca marka yeni ürünlerle eski kalitesine teknolojiyi ekleyip, İtalyan tasarımlarıyla canlılık kazandırıyor ve dünya çapındaki ürün çeşitliliğini güçlendiriyor.


3- FILA için Türkiye’de 30 mağaza açılması hedefleniyor. Mağazalarda aranan özellikler neler?

Spor giyim pazarının büyüklüğü 1.5 milyar lirayı aştı. Pazarın bir iki yıl içinde 2 milyar lirayı aşması bekleniyor. İşte bu tablo hem mevcut oyuncuları yeni yatırıma zorluyor hem de yeni oyuncuların pazara girmesine neden oluyor. Bu yeni oyunculardan biri de Planet Sports. Ertuğrul Yılmaz ve Suphi Çağlar tarafından kurulan şirketimiz, yapılanmasını yeni tamamladı ve franchise vermeye başladı.

İlk sermaye: 100 bin TL

Uygun lokasyon: Popüler AVM’ler ve seçkin alışveriş caddeleri

Ciro hedefi: Aylık 80 bin lira ile 100 bin lira arasında

Kâr imajı yüzde 100

Bayilerde aranan özellikler: Marka bilinci yüksek ve markayı temsil
edebilecek, parekendeyi iyi bilen bu işi profesyonelce yapmak isteyen
kişiler.

5- 70′ler yani ‘Lifestyle’ koleksiyonunda müşterilerinize ne vaad ediyorsunuz? Müşteri bildiğimiz FILA’nın dışında bu koleksiyonda ne bulacak?

Retro yeni yüzü ile karşınızda. FILA ‘nın en meşhur koleksiyon aralığı 1976-1980-1982 yıllarındaydı ve koleksiyonların eski tasarımları baz alınıp yeni versiyonları günümüze uyarlanıp tekrar satışa sunuldu. FILA aslında bir spor markası olarak akıllarda kaldı. Fakat ürünlerin yüzde 60′ını Lifestyle koleksiyonu oluşturuyor. FILA bir spor markası diye anılmak yerine, spor giyim markası diye anılmak istiyor.

6- Koleksiyonu üçe ayırdınız. Tenis & Performans, Heritage, Vintage… Bu üçlünün birbirlerinden farkı nedir?

En bilinen koleksiyonumuz Tenis & Performans. Şu anda Dünyaca bilinen Clijsters, Kuznetsova, James Blake gibi ünlü tenisçilerin sponsorluğunu yapıyoruz. Heritage koleksiyonu FILA ‘nın Lifestyle modellerinin daha genişleterek müşteriye sunulmuş hali.. Vintage ise daha önce bahsettiğim gibi retro tarzından oluşuyor. Eskilerin günümüze uyarlanmış tasarımlarıyla karşınıza çıkıyor.

7- Spor giyimde yılın trendi sizce nedir?

Spor giyimde son iki yıldır Lifestyle ‘a kayan bir çizgi var. Her çeşit spor ayakkabısı kot pantolunun altına giyilebilir hale geldi. Sadece biz değil, her marka da bu ince çizgiyi geçmeden Lifestyle ve Spor Giyim arasındaki sınırın dengesini sağlamaya çalışıyor. 2011 yaz koleksiyonumuzda Celery Blue ve Blazing Yellow renklerinin yoğun olduğu bir FILA koleksiyonu göreceksiniz.

8- FILA, özellikle spor giyiminde kumaş seçiminde sağlığa ne kadar önem veriyor?

Sağlığa diğer markalar kadar, belki de onlardan daha çok önem veriyor. FILA dünyanın önde gelen tekstil teknoloji şirketi 3M ile işbirliği içerisinde bulunuyor. Kullanılan kumaşlar nemin daha hızlı hareket etmesini sağlıyor. Ayrıca tenin nefes almasını sağlıyor. Bunlar sayesinde bakteri birikimini ve cilt tahrişini en aza indiriyor.

9- Bir müşteri neden FILA’yı tercih etmeli?

Çünkü müşterisini yarı yolda bırakmayacak nadir markalardan birisiyiz. 100 yıla yakın geçmişimizin verdiği güven haricinde herkese ve her keseye göre bir ürün bulunuyor. İtalyan tasarımlarını en uygun fiyatlarla sunuyoruz. Çok geniş bir koleksiyonumuz olduğundan her yaşa ve herkese göre ürünlerimiz mevcut. Ayrıca Casual ürünlerimiz görülmeye değer.

10- FILA ürünlerine nereden ulaşabiliriz?

Seçkin bayilerde, YKM, Boyner, Centro mağazalarından ulaşabilirsiniz. En yakın zamanda açacağımız ve müşterilerimizin kendini evinde gibi hissedeceği konsept mağazalardan ve www.planetsports.com.tr adresinden de ulaşabileceksiniz. Eski FILA severleri ve yeni müşterilerimizi bekliyoruz.

Pınar Dumlupınar

http://www.cumhuriyet.com.tr/?hn=163712

ALL, Dergisi

yazan: Ağustos 13th, 2010. kategori: kişisel

Bu sabah ALL, Dergisi’nde Ensar Altun ile görüşmem vardı. Kendisinden iş ile alakalı bir konuda yardım istemiştim. Seyrantepe ‘yi çok bilmediğimden ilk başta giderken zorlandım. Binalarının üstünde de kocaman ‘10′ yazmasının haricinde ALL, ile ilgili bir görsel bulunmuyor. Eskiden olsa burada çalışılmaz diye düşünürdüm. Fakat şimdi metro ve Türk Telekom Arena ‘nın yapılması ile merkezi bir yer haline geliyor. Yakında stadyumunda etkisiyle plazalar, siteler kurulmaya başlayınca tadından yenmez bir hale gelir.

(Hayatımda ilk defa Tatlıses TV ‘nin önünden geçtim. Geçerken EŞEK kadar bir İbrahim Tatlıses ve oğlu İdo ‘nun fotoğrafı bulunuyor. Bunun sebebini bilen var mı?)

Damla ile beraber binadan içeri girip, ikinci kata çıktık. Çalışma ortamlarına ben bayıldım. Sade ve klas duruyor. Ensar Bey ‘in odasına geçip fazla vaktimiz olmadığından direk konuya geçtik.

(Bu kısımları geçiyorum)

Ensar Bey ‘in odasında panosuna astığı ALL, Dergisinin 3. yıl davetiyesi gözüme çarptı. Kendisi davetiyeyi gösterdi ve gerçekten fikre bayıldım. Öncelikle ön kapakta ‘3 Yıl ALL, DU’ yazıyordu. Basit ama ince düşünülmüş bir fikir olduğumdan çok beğendim. İçeriğinde de davetli misafirlerin isimleri ve eğer davetiye benim adıma gelmişse Utku Çakır adı kırmızı renkli yazıyormuş. Bu fikride çok başarılı buldum.

Oradan çıkıp Aylin Hanım ile tanıştık. Bengisu Hanım ile tanıştık. Kendileride çok güleryüzlü karşıladılar bizi…

Konuyu uzatmadan da noktalıyorum. Kesinlikle mütevazi, sıcakkanlı ve iyi niyetli insanlar olduklarına karar verdim. ALL, Dergisini okumak, takip etmek, reklam vermek için bir neden daha çıktı…

Keşke tüm dergi, gazete ve tv çalışanları bu kadar güleryüzlü olabilse..

Yann Tiersen Konseri

yazan: Haziran 26th, 2010. kategori: genel kişisel

Bilmeyenler için Yann Tiersen 11 Temmuz 2010 günü İstanbul Küçükçiftlik Park ‘ta konser veriyor.

Biletler şu adreste satılıyor. Ülkemizde daha önce konser verdiğinde malesef gidememiştim. Bu sefer kaçırmayacağım!

Yoruldum

yazan: Haziran 22nd, 2010. kategori: genel internet istanbul kişisel moda pazarlama wordpress

2005 yılından beri www.utkucakir.com alan adı üzerime kayıtlı. Beş yıldır sayfam iyi veya kötü açık bir şekilde duruyor. Herkes gibi ücretsiz blog hizmeti olan blogspot ‘u kullanmak yerine ısrarla wordpress ‘i kullanıyorum. Sanırım hata yapıyorum. Her seferinde her yazdığı silinir mi bir insanın? Benim siliniyor. Geçmişe dönük o kadaaaaaaaaaar çok yazı yazmış olmama rağmen yine sıfırdan başlıyorum. Artık kategori oluşturmaktan bile tiksiniyorum. Herneyse!