Archive for Güncel

Can Erdem

// Şubat 26th, 2010 // No Comments » // Güncel

Ne kadar enteresan.. Adam yıllarca Beşiktaş ‘ta A takıma çıkmayı bekledi. Bir orada, bir burada kiralık oynadı. A2 Liginde 40 maçta 36 gol attı. Biz A Takıma çıkmasını beklerken bugün öğrendim ki Siirt Jetpaspor ‘a kiralanmış.

Harbiden yıldırım demirören (bilerek büyük yazmadım) baydı artık!

http://www.sporx.com/ozel/ozelroportaj/172650/?ref=ABM

Bunlar da ekmek parası

// Şubat 3rd, 2010 // No Comments » // Güncel

Magazincilere duyrulur; “ekmek parası be abi” diye savunma olmaz!

Torbacı: “Eroin satıyorum, insanları zehirliyorum ama müşteri istiyor be abi… Onlar bize muhtaç biz de ekmek parası derdindeyiz”

Kiralık Katil: “Hiçbir işim kişisel değil. Halk beni istiyor be hacı. Hem öldürürken can yakmamaya dikkat ediyorum”

Fahişe: “Vallahi ekmek parası. Ne yapalım, evde çocuklar aç. Bizde işimize bakıyoruz. Bir nevi seks emekçisiyiz.”

Timuçin Esen, Uğur Yücel, Levent Kırca gibi isimler geçtiğimiz aylarda magazin teröründen nasiplerini aldılar. Kimisi polislere şikayet edilerek zorla yerlerde süründürüldü, kimisi kafasına atılan böcekle çılgına döndü Bu iş artık iyice zıvanadan çıkmaya başlıyor.

Magazinci Jargonu:

Frikik: Kamerayı kızın kıçına soktum, görevimi yaptım. Rahat rahat uyuyabiirim.

Uzatmalı Sevgili: Bu ne kardeşim herif iki senedir aynı hatunla takılıyor. Genç yakışıklı herif bu. Ona buna çaksada bizede malzeme çıksa.. Evet evet uzatmalı sevgili diyelim biz buna. Belki ayrılırlar

Seviyeli bir İlişki: Bu kadın bizim kanaldaki dizide oynuyor. Gidip ona buna veriyor deyip dizinin kalitesini bozmayalım

İkoncan: Bu kadının hiçbir vasfı yok. E ama habire yayınlıyoruz ama bu kadını. O zaman buna bir lakap bulmak lazım.. İkon desek??? Yok, yok çok kötü oldu.. Can ekleyelim biz sonuna…

Galatasaray şampiyon olur

// Ocak 19th, 2010 // 1 Comment » // Güncel

Bir Beşiktaş’lı olarak bunu rahatlıkla söyleyebilirim.
Beşiktaş İtalyan modeli uyguluyor. Az gol yiyor, bir tane atarsa kazanıyor. Bu şekilde başarı çok uzak.

Fenerbahçe İspanyol modeli uyguluyor. Rakibe göre taktik belirliyor. Genelde atak oynuyor ama defansı sağlam tutmaya çalışıyor. Bazı maçlar gollü, bazı maçlar kısır geçiyor.

Galatasaray ise İngiliz modeli uyguluyor. Beşiktaş’ın 8 yediği Liverpool, Galatasaray’ın 5 yediği Chelsea, Fenerbahçe’nin 5 yediği Arsenal ve yine Beşiktaş’ın 6 yediği Leeds ‘in memleketi İngiltere’nin modeli… Hızlı ve atak futbol. Bunu sadece aldığı oyunculara bakarak söylüyorum. Rjakard şöyle, böyle demenin lüzumu yok.

Baros ve Kewell eski Liverpoollu, Elano Manchester Cityli, Linderoth ve son transfer Neill ‘de Everton ‘dan gelme…

Sadece transfer politikasına bakarak bile Galatasaray’ın şampiyon olacağını bilmek için müneccim olmaya gerek yok

Benim hala umudum var

// Ocak 18th, 2010 // No Comments » // Güncel, Kişisel

AKP ‘ye dur diyecek birisinin olmadığını düşünmeye başlamıştım son 6 aydır. Yalnız bir adam çıktı. Bu ülkede yolsuzluğa, şerefsizliğe, korkaklığa karşı olduğunu hepimize gösterdi.

15 Ocak itibariyle TBMM ‘de konuşma yapıp, tüylerimi diken diken eden Muharrem İnce ‘yi ayakta alkışlıyorum.
Arkandayız!

http://www.facebook.com/video/video.php?v=247983837419

Seçime az kaldı

// Ocak 11th, 2010 // No Comments » // Güncel


Beşiktaş’ta tüm gözler takımın devre arası performansından çok 23 Ocak’ta, çoğunluk sağlanamazsa da 31 Ocak’taki kongreye kilitlenmiş durumda. Böylesine kritik durumlarda genelde çoğunluk kasti olarak sağlanamadığından adaylara 1 hafta daha süre tanınması için ikinci toplantıya kalır işler, bakalım bu sefer de öyle mi olacak. Şu ana kadar Demirören ve Aksu dışında bir aday çıkacağa benzemese de bu işlerin son dakikaya kadar belli olmayacağını da söyleyelim.

Detaylı değerlendirmeyi her ne kadar seçim heyecanı biraz daha yükseldiğinde yazmayı düşünsem de son günlerde gündemde sıkça yer alan tartışmalara değinmeden geçmek istemedim. Murat Aksu’nun son toplantısında borcun 400 milyon dolar olduğunu söylemesi ortalığı bir hayli karıştırmışa benziyor. Yıldırım Demirören ve yöneticiler kuyruklarına basılmış kedi gibi bu iddayı ışık hızıyla yalanladılar ve yönetimin kuklası olan dedeler kulübü olmak dışında pek de bir işlevi olmayan Divan Kurulu’nda borcun tekrar 181 milyon dolar civarında olduğunu onayladılar. Bir de Kenan Öner gibi çaycısını kapıcısını Beşiktaş’a kongre üyesi yapacak kadar haysiyetli bir yönetici çıkıp ” Rakiplerimizin borçları konuşulmuyo ama” şeklinde ağlak bir ifade kullandı. Peki nedir bu borç meselesinin iç yüzü…

Bildiğiniz gibi Beşiktaş artık bir anonim şirket ve anonim şirketlerin iflasına ilişkin kanunda açık hükümler getirilmiştir. Bir anonim şirketin müflis konumuna düşmesi için alacaklarının ve mal varlıklarının toplamının borçlarını karşılayabilecek konumda olması gerekir. İşte Beşiktaş maalesef bu durumu gelen maliye denetçilerine yalvar yakar sermayenin içinde sayılan futbolcu fiyatlarına astronomik değerler biçtirmesiyle kurtarabildi. Ayrıca Demirören’in yine kanunlara aykırı olarak sıkıştıkca kulübün hisselerini Genel Kurul oyuna sormadan halka arz etmesi de hasır altı edilen hukuk skandallarından biri. Anonim şirket yöneticilerinin kulübü zarara uğratmalarından doğan borçları ve Demirören’in her fırsatta son derece çirkin bir biçimde başkası başkan seçilirse ertesi gün borcumu isterim tehditleri de ayrı bir yazı konusu.

Sonuç olarak bu 181 milyon dolarlık borç üyelerin gözünü boyayıp kendi kendilerini kandırmaktan öte birşey değil. Zira sürekli övündükleri Fulya projesinde geleceğe yönelik kırdırılmış olan gelirler, keza yayın haklarından gelecek paranın zamanından önce çekilmesi ve çeşitli vergi borçlarının çıkartılması sonucu kırpılıp biçilerek ulaşılan bir rakamdır 181 milyon. Yani sözün özü teoride 181 milyon dolar olan borç pratikte 400 milyona kadar çıkmaktadır, Murat Aksu’nun söylediği bu büyük tehlike de bundan ibarettir.

Murat Aksu’nun son toplantısında gündeme getirdiği öteki proje de stadın Fenerbahçe’nin yaptığı gibi kademeli olarak yenilenmesi projesidir. Ne hikmetse Yıldırım Demirören’de sanki kendisine bir anda ilham gelmiş gibi aynı projeyi tam da Aksu’nun basın toplantısının ertesi günlerinde basına duyurmuştur. Bunca yıldır Başkan’lık yaparken aklına gelmeyen bu proje Murat Aksu’nun basın toplantısından sonra bir anda aklına geliyordu ve “Murat’ın madem böyle bir projesi vardı o zaman neden daha önce bizimle paylaşmadı” diyecek kadar kendinden geçebiliyordu Demirören.

Seçim yaklaşıp koltuğu sallandıkça belden aşağı vurma sanatını deneyen Demirören, bunu da başaramayarak yine herşeyi eline yüzüne bulaştırdı. Del Bosque davasında Murat Aksu’nun önermesine rağmen suçu bir Fenerbahçe’li olduğu için davaya bakmasını kabul etmediğini gururla anlattığı Şekip Mosturoğlu’na ve Murat Aksu’ya attı önce. Daha sonra Mosturoğlu yaptığı açıklamada bir hukukçu olan Aksu’nun Del Bosque ile cüzi bir tazminat miktarında anlaştığı ama Demirören’in uzlaşmaz tavrını sürdürmesi üzerine konunun FIFA ve CAS’a taşındığını söyledi, kısaca gerçekler ortaya çıktı.

Mevcut yönetimin ağızına sakız ettiği bir başka söylem ise görev süreleri boyunca 5 kupa kazandıklarını sürekli övüne övüne söylemeleri. Hemen hatırlatayım bu kupalardan bir tanesi zaten Süper Kupa, ki Fenerbahçe’ye karşı 2 final kaybedildi bu kupada. Diğer 3 tanesi Türkiye Kupası ki bunların birinin finali Kayseri Erciyesspor karşısında oynandı. Son olarak belki de tek gerçek başarı ölçütü olabilecek geçen seneki lig şampiyonluğu. Baktığınızda bu 5 kupa lafı da aslında bir kelime oyunundan öteye gitmiyor, Beşiktaş’ın en çok ihtiyacı olan Lig Şampiyonluğudur zira yayın haklarının yeni düzenlemesinde gelirler o seneki başarı dışında şampiyonluk sayısı oranınca da dağıtılacak, bu da Beşiktaş’ın ezeli rakiplerinden bir miktar daha az para alması anlamına gelir. Buradan yönetime bir tavsiye de benden, benim hatırladığım Demirören döneminde devre arasında oynanan bir de Efes Cup şampiyonluğu var, onu saymayı unutmuşlar…

Son olarak bugün hedeflerini açıklayan Başkan, Beşiktaş taraftarının profilini değiştirmeyi taahhüt etmiş ve Başkan’a küfür eden taraftarların staddan temizlenmesi gerektiğini söylemiş. Karma felsefesi gerçekten ilginç bir felsefe, hiç beklemediğin bir anda suratına tokadı yapıştırabiliyor insanın. 2004 yılı baharında Başkan’lığa hangi vaatlerle seçildiğinizi ve seçilir seçilmez ilk icraatınızın ne olduğunu size hatırlatırım Sayın Başkan. Serdar Bilgili ve yönetimine karşın kurduğunuz komplolar sonucu para vererek havlattığınız o köpekler şimdi sizin paçanıza yapıştı. Serdar Bilgili yönetimi son derece radikal bir kararla bugün kü Kapalı tribünü basın tribünü yaptığında ve bugün bütün dünyada stadlardaki en büyük gelir kaynağı olan locaları oraya da taşıdığında bu karara imza atıp sonradan işler değiştiğinde demagoji yapan Demirören’den başkası değildir. Seçim vaadi olarak Çarşı’yı eski yerine taşıyacağım şeklinde bir beyaanat verip, ilk iş olarak oradaki locaları yıkıp şimdi stadı temizlemekten bahsetmenize yalnız ağzımızla değil başka yerlerimizle de gülüyoruz.

Seçime haftalar kala uslüplar daha da sertleşecek ve ortam daha da gerginleşecektir. Ben bu seçimi Beşiktaş açısından tarihi bir viraj olarak görüyorum. Camia ya sağduyulu davranıp Beşiktaş’ı bu kaostan çıkartacak ve taraftara saha içinde ve dışında bir türlü huzur vermeyen bu aciz yönetimden kurtularak yepyeni bir yapılanmaya gidecek ya da boş laflara ve göz boyamalara kanarak bu yozlaşmış yönetime ve karanlığa bir dönem daha mahkum olacak.

Fever Pitch’e teşekkürler.

Mustafa Denizli’nin kafası azıcık çalışsa…

// Aralık 19th, 2009 // No Comments » // Güncel, Kişisel

Malesef çalışmıyor.

Herkes sakatlıklar var, cezalılar var gibi bahaneler üretebilir. Ama aynı sakatlar Bursaspor’da yok mu? Fenerbahçe’de, Galatasaray’da yok mu? Var. Hem de alası var.

Herneyse… Ben Denizli’yi eleştirmekten bıktım. Sadece kendim Denizli’nin yerinde olsam ne yapardım onu söyleyeceğim.

1-Zapotochny’i geri alırdım. (Gol attı diye değil. Sağ bek oynayabilir diye)

2-İbrahim Kaş, Tello, Uğur İnceman, Bobo, Nihat, Tabata’yı gönderirdim.

3-Rüştü’yü kaleci antrenörü yapardım

4-Oluşan duruma göre bir kadro oluşturalım. Maç içerisinde iki taktikle oynardım. Defans yaparken 4-5-1 atak yaparken 4-3-3

Defans taktiğindeki işlem ve kadro: 1-Hakan Arıkan 2-Zapotochny, 3-İsmail Köybaşı, 4-Sivok, 5-Ferrari, 6-Ernst, 7-Erkan Zengin(yeni bir sağ kanatta olabilir. Holosko’da sakatlıktan çıkınca burada değerlendirilebilinir) 8-İ.Toraman, 9-Nobre (Yeni bir forvet), 10-Fink, 11-Ekrem Dağ

Bu kadroda şu anda sakat olan Holosko, Delgado yer almıyor.

Aydın Karabulut veya Uğur Boral’ı transfer ederdim.

İbrahim Toraman hem sağ bek, hem stoper, hemde defansif orta saha oynayabiliyor.

Fink, Ernst’e göre daha ofansif. Delgado’nun yokluğunda yorulunca Yusuf’la değişebilir

Delgado gelince Toramanla değişebilir. Toraman sağ beke gelebilir.

Yeni bir sağ kanat alınıp Holosko iyileşince Nobre yerine forvete geçebilir

Velhasıl M.Denizli kadro kurma özürlü. Ben bu takımı yönetsem şov yaptırtırım!

YetenekSizsiniz

// Kasım 27th, 2009 // No Comments » // Güncel

Evet, yeteneksizsiniz. Yetenek siz değilsiniz, yeteneksizsiniz. Terim karmaşası olmasın.

70 Milyon nüfuslu ülkede ilk iki programda ‘heh, işte bu!” diyebileceğim birisi hala çıkmadı. Elin gavur ülkelerinde cep telefonu aksesuarı satıcısı geliyor, opera söylüyor. Hatta söylemiyor, yardırıyor. (Bkz.Paul Potts) Bizimkilerde hayretle izlediğim boruyla gösteri düzenleyen gençlerinde (Oben Budak’ın twit’iyle) Blueman Group’un gösterisinin kopyası olduğunu öğreniyorum.

Uzun uzun yazacağımda önce programa devam edeyim.

Şimdilik tek favorim “Sevdiğim kız bana Abi deyince!”

Televizyonların Beşiktaş’ı

// Kasım 27th, 2009 // No Comments » // Güncel

Beşiktaş’ın Fenerbahçe ve Galatasaray’da bir dönem parlayıp, daha sonra sönmüş yıldızları almakta üstüne yoktur. Okan Buruk, Emre Aşık, Marcio Nobre, Ali Güneş, Tayfun Korkut aklıma gelenler..

Şimdi bu duruma başlayan yeni bir televizyon kanalı var.. CNN Türk!

CNN Türk Saba Tümer’den sonra şimdi de Issız Adam’ın yıldızına BALaTA hediye eden Özge Uzun ile anlaştı.

Başarılar diyelim..

Maçın ardından

// Kasım 26th, 2009 // No Comments » // Güncel

Bu Batuhan mal he :)

Oyuna girmesini o kadar çok istedim ki anlatamam. Girsinde karşımızda gençleriyle övünen MANU İsmail Köybaşı’ndan başka bir yıldız daha görsün diye..Yalnız bu adam sorunlu. Düzelmiyor bir türlü.. Oyuna girdi, 15 saniye sonra sarı kartı gördü. Bu adamdan topçu olmaz böyle giderse…

Herneyse dün takımın hepsini beğeniyor olmama rağmen taraftarlarımızın fazla umutlandığını düşünüyorum. Yine 1-0 ve şans golüyle yendik. Öyle veya böyle yendik diyebilirler ama gol adama çarpmasa olmayacaktı.

Takımın övünülecek en iyi yanı defansı… Ferrari, Fink, Toraman, Köybaşı… Hepsi çok iyiydi.

Yonja’da Türk Erkeğinin Tanışma Yöntemleri Deneyi

// Kasım 23rd, 2009 // 4 Comments » // Güncel

Deney Adı: Yonja’da Türk Erkeğini Tanışma Yöntemleri

Deney Yeri: Yonja.com

Deney Periyodu: İşler çığrından çıkana kadar sürdürülecek.

Deney Operatörü: Ord. Prof. Do. Dr. Me Gu

Hipotez: Türk erkeği, birden çok yöntemle bayanlarla tanışma yolu izler. Belirli bir yolu yoktur, tek amaç tanışmaktır ve bu yolda izlenen her yol mübahtır.

Deney Gözlemleri

06 Ocak 2007 13:49 - Ekşi Sözlükten cilveli kız isimleri adlı başlığa bakılır. Selin ismi seçilir.

13:51 – Fake bir Gmail hesabı yaratılır. Emailın da cilveli olmasına özen gösterilir.

13:54 – Hi5.com’dan girilerek, Türk kızı tipli, çok uçuk olmayan ancak şuh pozları da bulunan, dış mekan çekimleri Türkiye sokaklarına benzeyebilecek bir Romen kızı bulunur. Fotoğrafları bir güzel farklı kaydedilir.

14:05 – Yeni bir yonja hesabı açılır.

14:06 – Resimler yüklenir ilgi alanları henüz boştur, bacak ve göğüs çatalı gösteren resimler tercih edilir. Bikinili resim eklenir. Sadece resimli şekilde mola verilip öğle yemeğine gidilir.

14:23 – Öğle yemeğinden döndüğümde karşıma çıkan manzara karşısında hayretler içinde kaldım. Sadece resim yüklü olan, ilgi alanları ve diğer bölümler boş olduğu halde, arkadaş listesi boş olduğu halde 20 dakikadan az bir süre içinde 6 yeni mesaj, 1 göz kırpması ve 1 crush aldım. Şaşırtıcı. Acaba grup moduna geçmesem mi diye düşündüm!

Not: Bu deney mental masturbasyondan alınmıştır el sürmeden yayına verilmiştir :)

Yonjada Türk Erkekleri 1